Son 20 yılda Türkiye’nin birçok şehri gibi Manisa da hızlı bir dönüşüm yaşadı. Gelişen sanayi, artan göç ve şehre yönelen yatırım dalgası Manisa’yı büyüttü. Ancak bu büyüme, hepimizin malumu sağlıklı ve planlı ilerlemedi. Bugün Manisa’nın en temel sorunlarından biri, plansız kentleşme ve bunun tetiklediği yaşam kalitesindeki ciddi düşüş.

Tarım Şehri mi, Beton Şehri mi?
Manisa, bereketli Gediz Ovası’nın tam ortasında, Türkiye’nin en önemli tarım üretim merkezlerinden biri. Üzüm, zeytin, domates gibi ürünlerle hem iç piyasaya hem de ihracata can veren bir şehir. Ancak bu değerli tarım arazileri, son 10 yılda hızla konut ve sanayi alanlarına dönüştü. Tarım alanları ranta kurban edildi, tarımın sürekliliği tehlikeye girdi.
Son 15-20 yılda bir çok tarım arazisi imara açıldı. Bu alanların büyük bölümü sitelere ya da sanayi tesislerine dönüştürüldü.

Altyapı Kaldırmıyor
Plansız yapılaşmanın doğal sonucu, altyapı sorunları. Yeni konut projeleri hızla yükselirken, kanalizasyon, yağmur suyu hatları, içme suyu şebekeleri, trafik akışı bu gelişmeye ayak uyduramıyor.
Sabah-akşam saatlerinde Manisa merkez ve çevre yollarında adeta bir İstanbul trafiği oluşuyor. Nüfus arttı ama yollar, toplu taşıma ve sosyal hizmetlerde oranlı ve mantıklı bir hizmet artışı olmadı.

Sosyal Donatı Yetersizliği
Beton blokların arasında büyüyen çocuklar, toprağa basamıyor. Gençler için arkadaşlarıyla buluşacak kamusal alan yok denecek kadar az. Emekliler yürüyüş yapacak park arıyor. Çünkü yapılan sitelerin çoğu, sadece konut olarak planlanıyor, çevresinde park, kültür merkezi, okul gibi sosyal yapılar yok.
Bu durum sosyal hayatı da sıkıştırıyor, mahalle kültürünü yok ediyor.

Çözüm Ne?
Şikayet kolay ama çözüm üretmek zor. Ancak imkânsız değil. Manisa'nın bugünkü sorunlarını çözmek için aklıma gelen nacizane birkaç öneri:

1. Kentsel Dönüşümün Yeniden Tanımlanması
* Depreme dayanıksız yapıların yıkılıp yeniden yapılması önemli. Ama bu süreç, sadece bina yenileme değil, mahalle yenileme mantığıyla yürütülmeli.
* Sosyal donatı alanları, yeşil alanlar ve ulaşım planlaması eş zamanlı yapılmalı.

2. Tarım Alanları Kesin Olarak Korunmalı
* Ova ve verimli tarım alanları üzerinde yapılaşmaya artık kesin sınır getirilmeli.
* Tarım desteklenmeli, genç çiftçiler teşvik edilmeli, kooperatifçilik canlandırılmalı.

3. Akıllı Ulaşım Planlaması
* Raylı sistem veya hafif metro projeleri sadece planlarda kalmamalı.
* Turgutlu-Akhisar-Manisa hattı, toplu taşımada entegre hale getirilebilir. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile toplu taşımada ortak projeler oluşturulabilir. Merkez ile OSB arasında çalışan işçi servisleri için bilimsel bir çalışma yapılıp, akabinde çözüm için adımlar atılabilir. 

4. Gençlere ve Çocuklara Yönelik Sosyal Alanlar
* Spor alanları, kütüphaneler, kültür merkezleri artırılmalı.
* Belediyeler, gençlik meclisleri kurarak karar alma süreçlerine gençleri dahil etmeli.

5. Şeffaf ve Katılımcı Belediye Yönetimi
* Belediyeler imar planlarında halka danışmalı, dijital şeffaflık uygulamaları yaygınlaştırılmalı.
* Mahalle meclisleri ve sivil toplumun katılımı sağlanmalı.

Manisa, 2025 yılında hâlâ Ege’nin incisi olmayı sürdürebilir mi? Yoksa kontrolsüz büyümenin içinde sıradan bir beton şehre mi dönüşür?

Bu sorunun cevabı, bugün alınacak kararlarda, seçilmiş yöneticilerde ve yapılacak vatandaş baskısında saklı. Çünkü şehirler, tıpkı insanlar gibi: Ya akıllıca büyürler, ya da kontrolsüzce şişerler.

Manisa müteaahhitlere göre değil, Manisalılara göre büyümeli..